İbrahim Altınsay ‘ABİ’niz ise…

Top Fikret Orman’da…

Beşiktaş taraftarı Başkan Fikret Orman’a soruyor:

İbrahim Altınsay ‘ABİ’niz ise neden hemen imza attır mıyorsunuz?

Beşiktaş, öyle ya da böyle ligde bir şekilde iki ezeli rakibinin arkasında kaldı, şampiyonluk yarışından koptu. Belki sezon başında şampiyonluk beklenmiyordu ancak ilk yarıdaki umut veren performanstan sonra devre arasında takviyeler (Gökhan Süzen, Sinan Kurumuş) teknik direktör inadı yerine Beşiktaş’ın profesyonel ve gönüllü scout’larının çalışmaları (Razvan Rat ve aynı paraya Sinan Kurumuş’tan 5 gömlek üstün forvetler) ışığında yapılsaydı, Beşiktaş halen şampiyonlukta iddiasını güçlü bir şekilde sürdürebilirdi. Bilakis son 1 ayda artan ‘Samet Aybaba ve Beşiktaş’ta futbol takımının yönetimi’ konusundaki tüm tartışmaların ardında bu ‘ıskalanan tarihi fırsat’ var. Yoksa Beşiktaş taraftarı bazılarının iddia ettiği gibi medya tarafından Aybaba ve onu getirenlere karşı tahrik edilmiyor. Bilakis bu satırların yazarı sadece Beşiktaş taraftarının Aybaba ve onu getirenlerle ilgili görüşlerini aktarıyor. Çünkü bazılarının iddia ettiğinin aksine Beşiktaş taraftarları da her insan gibi özgür düşünecek birer beyin ve özgür hareket edecek birer yürek sahibi!

Top Fikret Orman’da…

Sezon başında, önce ‘bütçe küçültme’ sonra da bizzat başkan Fikret Orman’ın açıkladığı şekilde kısa süre önce Beşiktaş’a benzer finansal sorunlar yaşayan ancak akılcı hamlelerle yeniden büyük bir yükselişe geçen ‘Borussia Dortmund modeli’ne yöneleceği açıklanan kulüp, son zamanlarda futbol yönetimi açısından ‘Dortmund modeli’nden çok uzaklarında bir performans ve imaj sergiliyor.

‘Dortmund modeli’ İbrahim Altınsay yerine, onu kaçıranlarla gerçekleşebilir mi?

Neredeyse her gün gazeteler ve kulübün resmi internet sitesinde kongre ve seçim ateşi harlanırken Beşiktaş yönetimi asıl yoğunlaşması gereken hayati konuyu ıskalıyor: Futbol Takımı’nın yeniden ve modern futbol dinamiklerine göre yapılandırılması.

Beşiktaş’ta futbol takımının ‘modern futbol dinamiklerine uygun şekilde yapılandırılması’ denince akıllara gelen ilk isim tabii ki İbrahim Altınsay. 2000’lerin başında yönetime giren ve özellikle tüm dünyanın saygı duyduğu usta teknik direktör Mircea Lucescu’nun da kadro mühendisliği yönetiminde Türkiye’de örnek gösterdiği en önemli isim olan İbrahim Altınsay.

Beşiktaş taraftarı sezon öncesinde çok cüzi rakamlara İbrahim Altınsay tarafından transfer edilen Oğuzhan Özyakup ve Beşiktaş formasıyla uzun süredir bir sezonda ligde en çok gol atan Türk oyuncu olan Olcay Şahan örneklerinden yola çıkarak İbrahim Altınsay’ın dönmesini çok istiyor.

Taraftarın yüzde 99’u Altınsay’ın geri dönmesini çok istiyor…

Altınsay’ın dönmesi için sosyal medyada taleplerini her gün tekrarlayan Beşiktaş taraftarının baskısı karşısında ise başkan Fikret Orman geçtiğimiz günlerde konuk olduğu bir panelde “İbrahim Altınsay abimdir. Gelmek isterse ona kapım sonuna kadar açık” dedi.

Ancak bu sözü söyleyen başkanın seçim ve kongre işleri kadar İbrahim Altınsay’ı da geri döndürmek için somut adımlar atmaması Beşiktaş taraftarının kafasında büyük soru işaretleri yaratıyor!

İbrahim Altınsay kalsa, Salih Uçan gelecekti…

Kısa süre önce İbrahim Altınsay’ın Beşiktaş’a kazandırdığı Oğuzhan’ı sürekli eleştirip Beşiktaş’ın ezeli rakibi Fenerbahçe’nin genç yıldızı Salih Uçan ile ilgili “O dönemde ben olsaydım Salih’i Beşiktaş’a getirirdim” diyenSamet Aybaba’ya taraftarın gösterdiği tepkinin altındaki sebeplerden birisi de İbrahim Altınsay’ın Aybaba’nın teknik direktörlüğe getirilmesi üzerine istifa etmiş olması!

2012 Mayıs’ına dönersek ‘İbrahim Altınsay-Samet Aybaba-Beşiktaş yönetimi üçgenindeki Salih Uçan gerçeğini’ daha net görebiliriz. Göreve gelir gelmez ilk olarak Salih Uçan’ı Beşiktaş’a transfer etmek için harekete geçen ve Buca başkanı ile 1.2 milyon euro’ya el sıkışan İbrahim Altınsay, yönetimdeki bazı kişilerin ‘Bu kadar genç adama bu para verilir mi?’ tartışması başlatması üzerine transferi bir süre erteledi. Bu ‘bazı kişiler’den birisi kesinlikle Tamer Kıran değil, onu belirtelim. Ancak İbrahim Altınsay’ın o dönemde en çok üzüldüğü konu Yıldırım Demirören yönetiminde de yer alan bazı isimlerin ‘İbrahim Altınsay, Salih transferinde komisyon mu alıyor?’ dedikodusunu çıkartması. Bir de üstüne Salih Uçan konusunda İbrahim Altınsay’ın referansına güvenilmek yerine başka takımlarla özdeşleşmiş futbol yorumcularından Salih için referans istenmesi, Beşiktaş’ın Salih Uçan’ı ezeli rakibi Fenerbahçe’ye kaptırmasında başrol oynadı.

Yani asıl İbrahim Altınsay’ın, Samet Aybaba’nın kendisinden habersiz teknik direktörlüğe getirilmesine tepki olarak istifa etmesinden önce zaten Salih Uçan transferiyle ilgili çoktan Beşiktaş adına İbrahim Altınsay ve Bucaspor arasında el sıkışılmıştı.

1 yıl önce 1.5 milyon euro’ya alınabilecek Hakan Çulhaoğlu’nu kim kaçırdı?..

Salih Uçan transferinin yanı sıra Beşiktaş’ın sezon öncesinde kaçırdığı en büyük genç yıldız ise Hakan Çalhanoğlu’ndan başkası değil! Şimdilerde Almanya’da ‘Yeni Mesut Özil’ olarak gösterilen ve Feyyaz Uçar yönetimindeki Türkiye 20 yaş altı takımında da gösterdiği performansla herkesi büyüleyen Hakan Çalhanoğlu finansal sıkıntılar yaşayan Karlsruher’den direkt Beşiktaş’a gelecekti. İbrahim Altınsay, Hakan Çalhanoğlu için 1.5 milyon euro’ya Karlsruher’le el sıkışmış haber bekliyordu.Ancak yine aynı çatlak sesler ‘Bu kadar büyük paraya bu kadar genç bir oyuncu alınır mı?’ demeye başlayınca transfer yine çıkmaza girdi. Bunun üzerine İbrahim Altınsay, Oğuzhan Özyakup transferini bizzat kendi ofisinde attırdığı imzayla bitirdi. Oğuzhan konusunda da kendisine muhalefet edenleri ‘Benfica’da Ola John var ya Oğuzhan Özyakup işte Hollanda alt yaş milli takımlarında onun kaptanıydı!” diyerek ikna etmeyi başardı.

İbrahim Altınsay’ın ayrılmasından sonra ise bıraktığı listeyi değerlendiren Beşiktaş scout ekibi yönetime bir kez daha Hakan Çalhanoğlu’nu önerdi ama çoktan Hamburg, Karlsruher’den 2.5 milyon euro karşılığı 18 yaşındaki ‘Yeni Mesut Özil’i transfer etmişti ve ara transferde Beşiktaş’tan 7 milyon euro isteyince transfer tabii ki olmadı. Yani İbrahim Altınsay döneminde 1.5 milyon euro’ya alınabilecek Hakan Çalhanoğlu artık 7 milyon euro’ydu!

Oğuzhan-Salih-Hakan 3’lü orta sahanın Metin-Ali-Feyyaz’ı olmaz mıydı?

Ara başlıktaki sorumuzun cevabı Beşiktaş taraftarlarının yüzde 99’u için belli. Gerçekten de Oğuzhan-Salih Uçan-Hakan Çalhanoğlu orta 3’lüsüne İbrahim Altınsay’ın listesindeki genç oyuncuları yetiştirme konusunda çok başarılı teknik direktörlerin elinde fazlasıyla gelişecek Muhammed Demirci ve Necip Uysal’ı ekleyelim. Beşiktaş uzun yıllar Türkiye’nin açık ara en kaliteli yerli orta sahasına sahip olup yabancı kontenjanını büyük sıkıntı çektiği savunma hattında kullanabilirdi. Burada bir parantez açmak gerekirse mesela Escude, İbrahim Altınsay’ın listesinde değildi. İbrahim Altınsay ve beraber çalıştığı scout ekibi savunma hattına ‘Yeni Zago’yu transfer etmenin peşindeydi.

Nouma ve Cordoba gibi efsaneleri kim transfer etti?

Fikret Orman yönetimi altında futbol şubesi yöneticiliği bir kelebeğin yaşamı kadar kısa sürse de Oğuzhan Özyakup gibi son 10 yılda Beşiktaş’a kelepir fiyata kazandırılmış en kaliteli yerli oyuncuyu transfer eden İbrahim Altınsay, yabancı oyuncu klasmanında da Beşiktaş’a efsane isimler kazandırmış bir isim.

2000’lerin başında Serdar Bilgili yönetiminde göreve başlayan İbrahim Altınsay, 100. Yıl öncesinde Lucescu’nun talebi üzerine alınması gündemde olan Mondragon transferi suya düşünce Oscar Cordoba’yı Beşiktaş kalesine kazandıran isim olmuştu. Beşiktaş tarihinin Mrmiç ile beraber en iyi yabancı kalecisi olan ve halen taraftarın sevgilisi olarak kaleci antrenörü olarak Beşiktaş’a dönmesi için taraftarın bastırdığı Cordoba’yı transfer eden de bizzat İbrahim Altınsay’ın kendisi.

Nouma olmasa bile İbrahimovic gelebilirdi!..

Evet, bu ara başlığı okuduktan sonra belki nefesiniz tutuldu, belki de içinizden ‘Atma Ali Ece, din kardeşiyiz’ dediniz! Ama işin gerçeğini hem Scala hem de İbrahim Altınsay’a sorabilirsiniz. Bizzat ben her ikisine de sorduktan sonra yazıyorum. 2000 yazında Zlatan İbrahimoviç, ailesinin göç ettiği İsveç’in Malmö takımında forma giyerken İbrahim Altınsay’ın listesinde en üstteki isimlerden birisiydi.

Dönemin Beşiktaş teknik direktörü Nevio Scala, İbrahim Altınsay’dan bir santrfor transferi talep edince, İbrahim Altınsay 3 isim sunmuştu: Tecrübeli golcü kontenjanından o yaz 30 yaşında olan Pierre Van Hooijdonk, Beşiktaşlıların yüzde 99’unun sonradan âşık olacağı yetenekli ama arıza oyuncu kontenjanından Pascal Nouma ve genç oyuncu kontenjanından Zlatanİbrahimoviç!

Dönemin Beşiktaş teknik direktörü Nevio Scala, Van Hooijdonk’u yaşı ilerlemiş bulduğu için diğer iki isme yöneldi. Zlatan İbrahimoviç’i çok beğenen ama Türkiye’de o dönemin ‘Hemen başarı isteriz, sabırlı değiliz’ futbol anlayışını hesaba katarak daha tecrübeli ve Fransa Ligi ve altyapı milli takımlarında kendisini kanıtlamış olan Pascal Nouma’yı tercih etti. Nouma tabii ki sadece isabetli bir transfer değil bir Beşiktaş fenomeni oldu, iyi ki de geldi! Keşke hiç gitmeseydi!

Ancak o dönem 19 yaşında olan Zlatan İbrahimoviç bir dahaki yaz Ajax’a gitti, ondan sonra da dünya futbol tarihinin en önemli yeteneklerinden birisine dönüştü. Bir nevi Ribery’nin Galatasaray’da yarattığı etkiyi de hesaplarsak, İbrahim Altınsay’ın İbrahimoviçli listesiyle Altınsay sonrası Beşiktaş’a ‘kazıklanan’ Tabata, JulioAlves, Edu başta olmak üzere ‘futbola yabancıları’ düşününce Altınsay’ın futbol vizyonu farkını daha net anlayabiliyoruz.

İbrahim Altınsay Daum ile anlaşamadı ve veto etti…

Son zamanlarda Beşiktaş taraftarı İbrahim Altınsay’ın bu fark yaratan futbol vizyonunu dile getirdikçe bazıları tarihi gerçekleri saptırıyorlar. O yüzden bir parantez açmamız tarihin daha fazla çarpıtılmasının önüne geçmemiz için hayati önem taşıyor. Görev yaptıkları dönemlerde Beşiktaş’a tarihinin en kötü sonuçlarını aldıran ve tarihi borçlanmaya sebep olanlar Altınsay’ın 2001-2002 yılları arasında Daum’un 2. dönemindeki yabancılardan ‘vurmaya’ çalışıyorlar.

Futbol gerçeği ise İbrahim Altınsay’ın bizzat dönemin başkanı Serdar Bilgili’ye verdiği ‘Daum’un dönüşü Beşiktaş’a faydalı olmaz’ raporu. Daum’un transfer ettiği Baya, Veit, Stavrum ve bir sezonda 3 yabancı kaleci Myhre, Asper, Kjaer (şimdilerin TFF başkanı Yıldırım Demirören’e ikizi gibi benzeyen kaleci) ile Altınsay’ın hiçbir ilgisi yok. Hatta İbrahim Altınsay, Daum gibi bu isimleri de veto etmiş ancak dönemin ‘kulüp dengeleri’ nedeniyle bu hayal kırıklığı transferlerde ipler Daum’a bırakılmıştı.

Kulüp dengeleri mi, kongre dengesizlikleri mi?

Hemen yarın Beşiktaş Çarşı’ya bir seçim sandığı koysak ve gerçek Beşiktaş taraftarı oy kullansa, adaylar da İbrahim Altınsay ve Samet Aybaba’da inat ederek Altınsay’ın 2012 yazında istifa etmesine sebep olan Levent Erdoğan olsa, çok büyük ihtimal yüzde 99 gibi ezici bir oyla İbrahim Altınsay tercih edilir. Ancak önümüzdeki ayki kongrede İbrahim Altınsay ve Levent Erdoğan rakip adaylar olsalar İbrahim Altınsay seçilmez. İşte tam bu yüzden, tam da bu yüzden hazır üyelik ücreti ayda, taksitli 100 TL iken, İbrahim Altınsay’ı isteyen tüm Beşiktaşlıların hemen kongreye üye olmaları lazım.

O zaman madem Beşiktaş başkanı Fikret Orman “İbrahim Altınsay abimdir. Gelmek isterse ona kapım sonuna kadar açık” diyor, o zaman kongre matematiklerine odaklanmak yerine taraftarın yüzde 99’unun çok istediği İbrahim Altınsay’a neden imza attırmıyor? Bu satırların yazarı değil, Beşiktaş taraftarı soruyor. ‘Beşiktaş halkın takımıdır’ diyen Başkan Fikret Orman’a ‘Halk’ soruyor. Eğer Önder Özen konusunda olduğu gibi ‘Kulüp dengeleri’ derseniz de o taraftar için ‘dengesizliğin’ had safhası olanlar nedir onları soruyorlar?

Çok zor bir dönemde başkanlığa sahip çıkarak taraftarın desteğini alan sayın Fikret Orman’ın mutlaka bu sorulara cevap vermesi gerek. En çok da “İbramih Altınsay ‘ABİ’niz neden hemen imza attırmıyorsunuz” sorusuna…



Abone Ol

Yazıları takip etmek için e-posta adresinizi bırakıp aboneliğinizi başlatabilirsiniz.

 

 

Arşivler
Kategoriler