Topa Hükmettiği Ölçüde

Tolunay hoca, yabancı-yerli teknik adam diyalektiğinde Tudor’un abartıldığını söylemişti. Dünkü maçtan önce ise Karabük’teyken Tudor’un Beşiktaş’ı etkisizleştiren oyun planından ilham almış gibiydi.

Takım boyunun maksimum 25 metre olduğu bir 3-4-3 ile Beşiktaş’a alan bırakmamayı hedefledi. Ancak Beşiktaş, Karabük’te aldığı dersi çok iyi çalışmış. Quaresma bu kez tekte ortaladı, Cenk yine golünü attı. Bu Quaresma’nın sadece ligde yaptığı 10. asist. Sahi, Portekizli yetenek hayatı boyunca sadece Porto ve Beşiktaş’ta oynasaydı, kariyerinde 50 fazla asisti olmaz mıydı?

SADECE SKOR DEĞiL

Yetenekler saha içinde kolektif uyuma göre akort edildiği ölçüde maç kazandırır. Misal Talisca: Aziz Sancar bilime karşı ne kadar yetenekliyse, Taliscada mesafe tanımaksızın şutla gol atmaya o kadar yetenekli. Eğer Talisca da Aziz Sancar kadar çalışırsa sahiden yeni Rivaldo olabilir!

Cenk, Quaresma ve Talisca sadece skor üretmekle kalmadılar. Sezon başındaki hallerinden farklı olarak topsuz oyunda da Şenol Güneş standartlarına yakın performans sergilediler. Bu standardın Everest’i tabii ki yine Atiba’ydı. Atibaayağındayken de ayağında değilken de aldığı en doğru pozisyonla topa hükmediyor. Misal Beşiktaş’ın 3. golünden önceki 7 saniyede Atiba’nın yaptıkları! Beşiktaş topa hükmettiği ölçüde hedeflerine yaklaşıyor.

Fabri, Beşiktaş’ın topa hükmetme oyununda sadece ayaklarıyla oynadığı kilit rolle değil, 34’te Özer’le karşı karşıyayken gösterdiği beceriyle de takım için büyük bir artı. Birkaç maçtır en kritik anda bölüm sonu canavarı gibi rakibin karşısına çıkıyor!
Hürriyet Gazetesi’nden alınmıştır.


Abone Ol

Yazıları takip etmek için e-posta adresinizi bırakıp aboneliğinizi başlatabilirsiniz.

 

 

Arşivler
Kategoriler